YAHYALI TARİHİ

 
Yahyalı Ulu Cami bahçesinde türbesi bulunan Yahya Gazi, günümüze kadar gelen kitabesindende anlaşıldığına göre Yahyalının kurucusu ve ilçeye adını veren kişidir. 1075 yılında kurulan Danışmendoğulları beyliği Sivas, Tokat, Niksar, Zamantı, Develi ve çevresine hakimdir. Yine bazı Avrupalı tarihçilerle beraber Doğulu tarihçiler, Kayseri ile bütün o yörenin fethinin Danişmendliler’e nasip olduğunu bildirirler. Dev Ali (Devlibey) türbesinin kitabe tarihi 1094 olup Yahyalıoğullarıyla birlikte bölgeye gelen Develi oğullarının bu tarihten önce yerleştikleri kesindir. Yahya Gazi, Seyid Ali, Benli Gazi gibi alp-eren önderlerden sonra Abdal İlyas, Dede Sultan, Hoca Ahmet gibi din büyükleri Yahyalının temelinde harcı olan mübarek şahsiyetlerdendir.
35-36 Doğu meridyenleri, 38-59 Kuzey paralelleri arasında yer alan güneydoğusu Feke (Adana), kuzeydoğusu Develi (Kayseri), batısı Dündarlı ile Sulucaova (Niğde), kuzeyi Develi, kuzeybatısı Yeşilhisar ve güneyi Aladağ (Adana) ile çevrilidir. Kayseri iline 107 km. uzaklıkta olup, 41 mahalle bulunan ilçenin merkez alanı 1604 km2, denizden yüksekliği 1210 m. dir. 1954 yılında ilçe olan Yahyalı halen Kayseri’nin 2. büyük ilçesidir. Erciyes Dağı’nın güney yönünde kalan Sultan sazlığının devamı olan büyük ova, Seki Dağı’nın doğu yamaçlarını takiben 7-8 km.’lik bir vadi şeklini alarak Çamardı eteklerinde son bulur. İlçenin yerleşimi bu eteklerden başlayarak Erciyes’e doğru gelişme gösterir. Yahyalının 9 köyü bu ovada bulunmaktadır. Aladağlar Milli Parkında 2500mt. yüksekliğe kadar yaylaları, dağlık bölgeleri, Şelaleri, örenleri ve yazıtları ile birer açık hava müzesidir.
Yahyalı, Tarih öncesi çağlardan günümüze dek son derece zengin bir kültürel çeşitliliğe sahip olan ilçemiz Kuzeyde Yeşilhisar ve Develi ilçeleri güneyinde Adana batısında Niğde ili ile sınır komşusu olan ilçe, tarihi süreç içerisinde Phrygler, Romalılar, Bizanslılar ve Ermeniler gibi birçok kültüre ve ırka ev sahipliği yapmıştır. Bu kültür taşıyıcısı rolünü çağlar boyunca korumuştur.Bu nedenledirki; ilçenin arkeolojik değerler potansiyeli oldukça önemlidir. İlçe sınırları içerisinde, günümüzden yaklaşık olarak 5-6 bin yıl önceye tarihlenen Tarih öncesi çağlara ait köy yerleşmeleri tespit edilmiştir.
Orta Toroslar üzerinde, Çukurova ile İç Anadolu platosu arasında önemli bir geçit güzergahı üzerinde bulunan höyüklerden elde edilen veriler, Yahyalı’nın en eski sakinlerinin sosyo-ekonomik ve sosyo kültürel yapıları hakkında bize önemli bilgiler vermiştir. Höyüklerden elde edilen araç gereçler, pişmiş toprak çanakçömlek parçaları, kemik nesneler, çakmaktaşı ve obsidyenden (volkanik cam) aletler gibi maddi kültür öğeleri, genel görünüş itibariyle; Özellikle Ağcaşar – Kuzuoluk- Taşhan köyleri arasında kalan dar arazideki çöküntü havzalarının tabanlarından yer alan ovacıklar, nispeten verimli alüvyon topraklarla kaplıdır. 3. Jeolojik Zamanın/ Senozoyik (65-1.6 milyon yılı) ortalarından başlayarak, yakın dönemlere kadar süregelen volkanik püskürmeleriyle Erciyes Dağı’nın (3.917 m.) çevresindeki platoların yapısını etkilediği bilinmektedir.
Ancak Nevşehir yöresinin yeryüzü şekillerinin oluşmasını, sağlayan Erciyes Dağı, güney yönü nispeten daha az etkilemiştir. Bu etki höyüklerin yerleşim konumlandırma modellemesinde başlıca faktördür. Coğrafi anlamda Hititler ve Kuzey Kizzuwatnalılar arasında sürekli olarak el değiştiren Yahyalı, Orta ve Genç Tunç çağları yerleşimleri açısından zayıftır. Araştırmalarımız sonucunda, M.Ö 2. bin yılın teokratik örgütlü beyliklerine ait olabilecek büyük veya küçük ölçekli yerleşmelere rastlanmamıştır. Ancak bu devirlerde Kizzuwatna’nın demir madeni ihtiyacını büyük olasılıkla Yahyalı’nın Demir Çağı’nda Phryg – Muşki boylarının yayılım sahası içerisinde olduğu, çalışmalarımız sonunda arkeolojik verilerle de desteklenmiştir. Bu çağa ait olabilecek tahkimatlı yerleşimler ve kaleler ile müstahkem mevkiler Demir Çağı yerleşim modellerine uymaktadır. Süleymanfakılıköyündeki Kale Mevkii bu devre ait olabilecek merkezlerden sadece biridir. M.Ö. 547/46 yılı sonbaharda Pers Büyük Kralı “Anyaşlı Kyros” Sardeis’i ele geçirerek Anadolu’da yaklaşık 200 yıl sürecek olan Akhaemenid egemenliğini başlatmıştır. Dereios 1. (M.Ö. 522-486) çok geçmeden Anadolu’ya çeşitli vergi bölgelerine ayırmış ve “genel valilikler” oluşturmuştur. başlatmıştır. Dereios 1. (M.Ö. 522-486) çok geçmeden Anadolu’ya çeşitli vergi bölgelerine ayırmış ve “genel valilikler” oluşturmuştur.
Antik çağlarda Kappadokia satraplığının etki alanı içerisinde kalan Yahyalı ve çevresinin, Akhamenid dönemi hakkında yeterli bilgilere sahip değiliz. Benzer olarak saha araştırmalarımız sırasında Hellenistik Devir’e ait buluntulara da rastlanılmamış olup yoğun olarak Roma İmparatorluk Çağı, Bizans İmparatorluğu ve Orta Çağ yerleşimleri, mezarlıkları ve maddi buluntuları kayıt altına alınmıştır. Özellikle Orta Çağ’ın önemli bir madencilik merkezi olan Çamlıca’daki (Faraşa) tespitlerimiz kayda değerdir. Yahyalı’nın 28 km. güneydoğusunda yer alan inceleme alanı, Zamantı nehri boyunca uzanan yaklaşık olarak 20 km2‘lik bir alanı kapsamaktadır. Doğu Toroslar’ın batısında Aladağlar’a paralel bir şekilde uzanan ekonomik nitelikte hidrotermal demir yataklarıyla tanınmış olan Attepe (Mansurlu- Adana) yöresinin güneybatı kesimindedir. Bu bölge aynı zamanda “Zamantı Zn-Pb Kuşağı” olarak da adlandırılmaktadır. Bu bölgenin demir cevheri odaklı madencilik faaliyetleri, Tunç Çağı’ndan itibaren başlamak üzere Hitit, Bizans Selçuklu ve Osmanlı İmparatorluğu’nun egemenlik dönemlerinde de devam etmiştir. Akkadca demir anlamına gelen amutum kelimesi, Sümercede KU.AN ifadesine karşılık gelmektedir. Hititçedeki ANBAR ifadesi ise izafesi düşük demir için kullanılmıştır. Kaliteli demir ise Hititler tarafından AN.BAR.SIG olarak kullanılmıştır. Bizim araştırmalarımız sırasında köy içinde ve yakın çevresinde işlik olarak değerlendirilen mekanlarda, ergitilmiş demir cevheri (Luppe) ve maAntik çağlarda Kappadokia satraplığının etki alanı içerisinde kalan Yahyalı ve çevresinin, Akhamenid dönemi hakkında yeterli bilgilere sahip değiliz. Benzer olarak saha araştırmalarımız sırasında Hellenistik Devir’e ait buluntulara da rastlanılmamış olup yoğun olarak Roma İmparatorluk Çağı, Bizans İmparatorluğu ve Orta Çağ yerleşimleri, mezarlıkları ve maddi buluntuları kayıt altına alınmıştır. Özellikle Orta Çağ’ın önemli bir madencilik merkezi olan Çamlıca’daki (Faraşa) tespitlerimiz kayda değerdir. Yahyalı’nın 28 km. güneydoğusunda yer alan inceleme alanı, Zamantı nehri boyunca uzanan yaklaşık olarak 20, km2‘lik bir alanı kapsamaktadır. Doğu Toroslar’ın batısında Aladağlar’a paralel bir şekilde uzanan ekonomik nitelikte hidrotermal demir yataklarıyla tanınmış olan Attepe (Mansurlu- Adana) yöresinin güneybatı kesimindedir. Bu bölge aynı zamanda “Zamantı Zn-Pb Kuşağı” olarak da adlandırılmaktadır.